|

İlişkinizde uzatmaları mı oynuyorsunuz?
Ne yapmanız gerektiğine bir türlü karar veremiyor
musunuz?Bir ilişki sizi ya da eşinizi sıkmaya başlamışsa,
yapılacak çok fazla şey yoktur. Siz sadece doğru şıkkı
seçmeye çalışın:
a. Bitirirsiniz!
Bu kelimeden bu kadar ürkmeyin. "Ürkme" derecenize göre
değil, haklılık payınıza göre karar vermeye çalışın. Eğer
ilişkiniz gerçekten uzatmaları oynuyorsa, bir de penaltılara
bırakmanın alemi yok. Zaten bitecek şeyleri vakitlice
bitirmek, başlangıçta yıkıcı görünebilir. Ama neticede
ilişkilerin birçoğunun sonunda çekilen acılara birkaç sene
sonra tebessümle bakılır. Hem bazen biten ilişkiler, daha
hayırlı sonuçlara yol açabilir. Kim bilir, belki de "hayatınızın
eşi" yan sokakta, ama siz, sürünen ilişkiniz yüzünden
körleşen gözlerinizle göremiyorsunuz. Aman dikkatli olun.
Bir de tükenmemiş ilişkiler vardır ki, bunları bitirmeye
kalkarsınız, ama miyadları dolmadığı için bir türlü bitmez.
İlk canı sıkılan ağlayarak diğerine koşar ve hooop tekrar
başlar. Tekrar aynı sorunlar; birleş-ayrıl oyununa
döndürmemek lazım. Eğer ki böyle bir olasılık görüyorsanız,
"C" şıkkına atlamanızı öneririz.
b. Süründürürsünüz!
Mazoist eğilimleri olan okurlarımıza şiddetle önereceğimiz
bir yöntem bu. Sündürün, sorunları yok sayın, birbirinizi
hırpalayın. Belki boyunuz uzar. Hem böylece belki de en
fazla aşık olduğunuz insanı en nefret ettiğiniz insan haline
getirebilirsiniz. Buyrun bakalım. Elinizden geleni ardınıza
koymayın. Ama dikkatli olun. İnsan kalbi bu biçimde biten
çok sayıda ilişkiyi kaldırmaz. Kendinizi ya da eşinizi
enkaza çevirebilir. Böyle ürkütücü şeyler yazdığımıza
bakmayın. Toplum içinde en fazla ilişki bitirme eğilimi bu
seçenekteki gibidir. İnsanlar, süründürmeden bitiremezler
genellikle ilişkilerini. En iyisi siz siz olun, diğer
şıklardan birisine atlayın.
c. Rölantiye alırsınız!
Bilmeyenler için söyleyelim, rölanti, Fransızca bir
kelimedir ve Türkçe'de arabaların motorlarının durduğu yerde
çalışması haline denir. Yani motor "hafiften" çalışmaktadır
ama araba viteste olmadığı için kımıldamaz. Mola verin
demeye çalışıyoruz. Mola verin, nefes alın. Mümkünse bir
süre birbirinizi hiç görmeyin, telefonla dahi konuşmayın. Ya
da belirli kısıtlamalarla görüşün. Mesela, sadece sinemaya
gidin ve sadece film üzerine konuşmayı önkoşul olarak
getirin. Bu arada siz de sevgiliniz de ilişkiyi ve kendinizi
gözden geçirme şansını yakalayın. Bunu yaparken, "Bir hafta
hiç görüşmeyelim" gibi bir zaman da koymayın. Bırakın
oluruna ve tekrar kumru pozisyonu almayı bekleyin. Arabanın
gideceği varsa, vitese kendiliğinden geçer. Rölantiyi uzun
tutarsanız da benzin biter… Benzin bitmişse doğru "A"
şıkkına zaten...
d. Tamir edersiniz!
Kulağa en hoş gelen şık bu. Ama en belalısı da bu sanırım.
Her şeyden önce ilişkiyi bir proje gibi masaya yatırmak
gerekli. Bunu bu şekilde telaffuz etmek kolay elbette. Ama
masaya yatırılan masa örtüsü değil de iki insanın ilişkisi
olunca durum elbette ağırlaşıyor. Bizim önerimiz, bu işi
uzun tutun. Not alarak, birer matematik erbabı gibi
problemleri detaylandırarak çözmeye çalışın. Ortalığa
bırakılan çoraplardan, yıkanmayan bulaşıklara, kıskançlık
sendromlarına kadar her şeyi listeleyin. "Asıl" sorunun
hangileri olduğunu bulmaya çalışın. Çünkü sağlam ilişkilerde
sorunlar genellikle basit şeylerden
çıkar. Minik özverilerle aşılabilecek bu sorunlar, erken
teşhis yapıl(a)madığından habis haline gelir. Deprem olsa,
savaş çıksa birbirinize nasıl sarılacağınızı, ortalığa
bırakılan çorapların ne kadar önemsiz olacağını filan
değerlendirin. Ama bu değerlendirmeleri yaparken kendinize
ve birbirinize yalan söylememeye çalışın. O güne kadarki
ilişki kurtarma operasyonlarınızın sahiciliğini sorgulamayı
deneyin. İlişkiniz tamir edilemez halde ise diğer şıkların
birisini deneyin |